Genel-İş Sendikası: İnsanlığın geleceği işçi sınıfının ellerinde

Genel-İş Sendikası Kayseri ve Kırşehir Yönetim Kurulu tarafından 1 Mayıs İşçi Bayramı ile ilgili olarak açıklama yapıldı
Bu haber 2020-04-29 20:24:52 eklenmiş ve 7725 kez görüntülenmiştir.

 

Genel-İş Sendikası Kayseri ve Kırşehir Yönetim Kurulu tarafından 1 Mayıs İşçi Bayramı ile ilgili olarak şu açıklama yapıldı:

“Selam Olsun Türkiye İşçi Sınıfına

İşçi sınıfı mücadelesinde yitirdiğimiz bütün sınıf kardeşlerimizi, ülkemizde işçi sınıfına önderlik eden  mücadelede yitirdiğimiz tüm işçileri saygıyla anıyoruz.

İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, 19. yüzyılda uzun çalışma saatlerinin kısaltılması için verilen mücadelenin sonucunda ortaya çıktı. O günlerde 1 Mayıs “8 saat çalışmak, 8 saat dinlenmek ve 8 saat canımızın istediğini yapmak” olarak ifade ediliyordu. İşte o günden bugüne 1 Mayıs Dünya işçilerin birlik, mücadele ve dayanışmasının adı oldu.

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla bütün dünyaya yayılan Covid-19 nedeniyle yüz binlerce insana virüs bulaştı, on binlerce insan yaşamını yitirdi. Covid-19 ile mücadeleyi canları pahasına yürüten sağlık çalışanları ve kamu hizmetlerini sürdürenler başta olmak üzere yaşamını kaybedenlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

Bu Dünya Kapitalizme Uygun Değil Çıkış Arıyoruz

 

Covid-19 küresel salgını ile birlikte daha açık görüldü ki; kapitalizmin kar odaklı politikaları, artan eşitsizlikler, özelleştirilen kamu hizmetleri, ticarileştirilen sağlık ve eğitim tüm dünyada halkın sağlık durumunu ve kamu hizmetlerini olumsuz bir şekilde etkiledi ve bu politikalar insan ve çevre sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturdu.

Devletin yüklenmesi gereken kamusal sorumlulukların pazar mekanizmalarına bırakılması ve alınıp satılan bir mal haline gelmesi sonucunda ülkelerin sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri çöktü. Kapitalizmin kaleleri sallandı on milyonlarca işçi işsiz kaldı.

Eşitsizlik üzerine kurulu kapitalist sistem içinde yaşanan krizler de sınıfsal eşitsizliği derinleştiriyor. Yaşanan her krizde olduğu gibi bu salgında da gücü ve parayı elinde bulunduranlar değil emek gücünü satmak zorunda olanlar, işçiler, köylüler, güvencesizler, küçük esnaf ekonomik ve sosyal tahribatla yüz yüze kalıyor.

 

Covid-19 Türkiye işçi sınıfını;

 

Ekonomik krizin kendisini işsizlikle gösterdiği, işçilerin ekmeğinin her ay küçüldüğü, işçi sınıfının vergi yükünün arttığı, asgari ücretle yani sefalet ücretinin Laika görüldüğü

Doğanın talan edildiği, kadına karşı şiddetin arttığı, çocuk işçiliğinin son bulmadığı, işçi cinayetlerinin sürdüğü bir dönemde yakaladı.

Alınan Önlemler İşçileri Korumuyor

Türkiye’de Covid-19’un ilk teşhis edilmesiyle birlikte bir dizi önlemler alındı, ancak çalışma hayatına yönelik yeterli önlemler alınmadı. Covid-19 ile mücadelenin en etkin yolunun evde kalmak ve teması kesmek olduğu ortadayken, aklın ve bilimin gösterdiği bu yol tam anlamıyla uygulanmıyor. Alınan karantina ve izolasyon önlemlerinden çalışanlar muaf tutuluyor. Milyonlarca işçi işe gitmek zorunda bırakılıyor. Bu nedenle Covid-19 ile mücadelede açık bir sınıfsal ayrımcılık yaşanıyor.

 

Bu zincirlerinden boşalmış kapitalist zihniyeti reddediyoruz.

 

19. Yüzyılın İşçi Cehennemleri 21. Yüzyılda Devam Ediyor

 

Salgın koşullarında zorunlu olmayan işlerde işçiler ölümüne çalıştırılıyor ya da işlerine son verilip açlığa ve ölüme mahkûm ediliyor.

Zorunlu işlerde işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri yeterince alınmıyor. Belediye işçileri ve aileleri salgına karşı yeterince korunmuyor.

Tüm uyarılara ve feryatlara karşın özellikle inşaat, tersane, maden gibi sektörlerde işlere ara verilmiyor ve binlerce işçinin hayatı risk altına sokuluyor.

Sonuç: İşçiler arasında Covid-19 pozitif oranı ülke ortalamasının üç katı.

 

İşsizlik Devasa Boyutlara Varıyor

 

Kapanan işyerleri ya da işçi sayısının azaltılarak işlerin devam ettirilmesi nedeniyle işsizlik büyüyor ve hükümetin almadığı önlemler işçiler için bir felaket haline dönüşüyor.

Ücretsiz izin dayatması getirilerek işçi günlük 39 TL’ye mahkûm ediliyor.

Üstelik 3 aylık ücretsiz izin süreci sonunda işveren işçiyi işten çıkarabilecek.

Covid-19 Küresel Salgınına Karşı Belediye İşçilerini Koruyun

Bugünlerde emekçilerin önemi daha iyi anlaşılıyor. Çünkü emekçiler olmadığında yaşamın durduğunu yaşayarak görüyoruz. Kamu hizmetleri de yaşamın devam etmesi için vaz geçilmezdir. Ancak salgın hastalık, çalışmak zorunda kalan diğer işçilerle birlikte kamu hizmeti yerine getiren üyelerimizin sağlığını ve can güvenliğini de tehdit ediyor. Bu nedenle kamu hizmetlerinde çalışanların sağlığına özellikle önem verilmesi gerekmektedir.  Çünkü kamu hizmeti verenlerin sağlığı bozulursa salgınla baş edilemez.

Kamu hizmetlerinin bu önemi ortadayken hala belediye işçileri arasında ayrım yapılmaktadır. Eşitsiz ve adaletsiz bir şekilde kamuya geçişleri sağlanan işçilerin özgür toplu sözleşme hakları hala askıdadır. Belediye şirket işçilerine hak ettikleri kadro hala verilmemektedir.

Bu ayrımcılığı son olarak salgın koşullarında uzaktan ve dönüşümlü çalışmayı getiren yeni çalışma düzenine ilişkin 22 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde de gördük. Diyoruz ki; belediye şirket işçileri kadrolu işçilerle aynı hizmetleri yaparlar, ücretlerinin kaynağı belediye bütçesidir ve kesinlikle ayrım yapılamaz.

 

Kısa Çalışma Belediyelere Uygun Değildir

riz dönemlerinde kamu sektörü işsizliğin artmasını önlemek için istihdamın korunması ve hatta yeni istihdam yaratmaya yönelik politikalar izler. Kamusal hizmetler özellikleri gereği kriz dönemlerinde de durmaz, hatta artar ve çeşitlenir.

Özel sektör işyerleri kısa çalışmaya başvuruyor, anlaşılır! Peki kamu kaynağı kullanan, ürettiği hizmetler için kar-zarar hesabı yapmaması gereken ve kamu maliyesi kuralları içinde olan belediye şirketleri neden kısa çalışmaya başvuruyor?

Belediye çalışanlarının ücretleri belediye bütçesinden karşılanmaktadır. Belediye bütçesinin gelir kısmı büyük ölçüde İller Bankası aracılığıyla ödenen vergi paylarından oluşmaktadır. Salgın döneminde bu paydan kesinti yapılmayacağı da ilan edilmiştir. Bu yüzden kısa çalışma uygulamasının var oluş amacı olan ciddi mali dar boğaz nedeniyle işçi çıkarmanın önlenmesi gerekçesi belediyelerde söz konusu edilemez.

22 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle kamuda çalışma düzeni belirlenmiştir. Kısa çalışma ödeneğine başvuru yapmak yerine bu genelgeye uyulmalıdır.

1 Mayıs’la Umudu Yükseltecek, Mücadeleyi Büyüteceğiz!

İnsanlığın Geleceği İşçi Sınıfının Ellerinde

İşten çıkarmalar yasaklansın, ücretli izin verilsin İSTİYORUZ

Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulsun İSTİYORUZ

Sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik İSTİYORUZ

Demokrasi İSTİYORUZ

Eşit ve adil bir bölüşüm, sosyal adalet İSTİYORUZ

İş güvencesi, özgür toplu sözleşme hakkı ve örgütlenme özgürlüğü İSTİYORUZ

Belediye şirket işçilerine kadro İSTİYORUZ

Kamusal, nitelikli, parasız ve erişilebilir sağlık ve eğitim İSTİYORUZ

Hukukun üstünlüğünü İSTİYORUZ

Savaşsız, şiddetsiz bir yaşam İSTİYORUZ

Eşit işe, eşit ücret İSTİYORUZ

Doğanın talanı ve sömürüsüne son verilsin İSTİYORUZ

Hukuksuz olarak işinden edilenler işlerine geri dönsün İSTİYORUZ

Yeni bir toplumsal düzeni emek ile bilim ile kuracağız!

YAŞASIN İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs!”


ETİKETLER : Genel-İş Sendikası Kayseri Kırşehir
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer DİĞER haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket

Kırşehir Express Gazetesi
© Copyright 2013 Kırşehir Express Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Şiddet
Asayiş Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol
Kırşehirspor
SİYASET
Siyasi Açıklamalar
MHP Haberleri
CHP Haberleri
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
Eğitim Haberleri
Milli Eğitim
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi